28 Mart 2012 Çarşamba

“Bir Avuç Şarkı” ile Geri Döndü




Türkiye şarkılarıyla kendini anlatan kadınların çoğunlukta olduğu bir ülke değil ne yazık ki… Özellikle söz konusu müzik, alternatif ve rock müzikse. Fantezi, pop ve arabeskte tutunmuş çok iyi kadın şarkı sözü yazarları – bestecileri mevcut. (Bu konu tartışma konusu kabul edilse de.) Baktığımızda Sezen Aksu, Deniz Seki, Nazan Öncel, Gülşen gibi birçok kadın kendilerini anlatmak için beste yapma yolunu seçen şarkıcılar. Fakat mevzu alternatif ve rock müziğe geldiğinde konu biraz karışıyor. Türkiye’de son yıllarda yükselişe geçen rock müzikte, kadınlar nicelik olarak az olsalar da, nitelik olarak hep en üstlerde olabilecek işlere imza attılar. Hiçbirisi kendi özgünlüğünden bir şey kaybetmedi, aksine çıktığından bu yana kendini geliştirdi. Kuşkusuz bu mecranın en önemli ve başarılı ismi Şebnem Ferah. Şebnem Ferah ilk albümünden bu yana kendini en dürüst anlatan müzisyenlerden biri oldu. Keza bestelerinin söz ve müzik açısından gücü, işindeki titizliği ve kendini asla tekrar etmemesi onu herkesi gölgede bırakacak kadar yüceltti. Bu Şebnem Ferah’ı sadece rock müzikte değil, bütün müziklerinde yanında hep zirvede kıldı. Türkiye’de hiçbir alanda, ilk çıktığı günden beri, böyle bir istikrarla zirvede kalabilmiş çok müzisyen yoktur. Şebnem Ferah’ı bir köşede bırakırsak, geçmişten bu yana Özlem Tekin, sonraları Aylin Aslım, Aslı Gökyokuş, Pamela Spence; çok sonraları ise Özge Fışkın, Ceylan Ertem, Melis Danişmend gibileri şarkıları ile kendini anlatabilen kadın müzisyenler olarak yerlerini aldılar. Ancak bu yolda Özge güçlü vokali ve yetkin sahne performansıyla kendine iyi bir yer edindi. Onu Ankaralı dinleyiciler ve bazı müzisyen çevreleri zaten tanımaktaydı, özellikle Sertab Erener’in arkasında hem vokal, hem de dansıyla Eurovision’da yer alıp, ödülleri ile geri döndüklerinde dikkatler üzerinde toplandı. Ancak o titiz bir çalışmanın sonucunda 2007 yılında “Kilitler” adlı albümüyle piyasaya adımını attı ve ilk kez “Özge Fışkın” olarak kendini gösterdi.

“Kilitler”, Bıraktım klibi ile ilk tanıtımını yaptığında, yeni bir Şebnem Ferah mı geliyor soruları soruldu. Zira Özge’nin vokali ve tarzı, akıllara direkt Şebnem Ferah’ı getiriyordu. Ancak o bunu bir eleştiri olarak değil bir övgü olarak algıladı ve yoluna devam etti. Albüm sindirildikten sonra damaklarda mükemmel bir tat bırakmıştı. Kilitler içindeki on şarkıyla gönülleri fethetmişti. Ve Özge albümün geneline hakim söz ve besteleri ile kendini auteur şarkılar listesine aldırmış ve vokaliyle, duruşuyla, şarkılarıyla piyasada farkını ortaya koymuştu. Bu albümden sonra kendini her Çarşamba gecesi Hayal Kahvesinde sabahlara kadar bıkmadan usanmadan dinlemekte bize farz olmuştu. Ara ara sahneye çıkan ve onunla düet yapan Şebnem Ferah’ta tuz biber olmuştu her seferinde. Sonraları Redd’e, Cem Adrian’a, Sertab Erener’e ve Demir Demirkan’a eşlikleriyle de göz doldurmuş, kulağımızın pasını silmişti.

İşte 2007’de Kilitler’in çıkmasından bir süre sonra yeni bir şeyler dinlemek için sabırsızlanmaya başladık. Hasret kalmıştık ve yeni bir albüm bekliyorduk. Tam beklemekten onu, bir şekilde unutuyorduk ki; o kendini hatırlatıp sabırsızlığımızı arttırıyordu. En son “Doya Doya” adlı şarkıda ki eşliği ile mest olmuştuk ki, yeni albümün bittiği ve yakında çıkacağı haberini aldık. Kudurduk elbet. Bu kadar bekleme ve kudurma, beklentilerimizi de yükseltmişti. Bu kadar seneden sonra dolu dolu bir albüm bekliyorduk, bu kadarı da hakkımız diye düşünüyorduk. Ve bu kadar hasretten sonra Şubat ayının sonu Özge’nin yeni albümü elimize geçti.


Bir Avuç Fotoğraf…

İşte bu fellik fellik beklediğimiz albüm “Bir Avuç Fotoğraf”a gelirsek, söylenecek şeyler mevcut ancak söylenmek istenen şeylerle aynı değil. “Kilitler” Özge’nin Cenk Eroğlu ile el ele verip kotardığı iyi bir ilk albüm olma özelliği taşıyordu. Muhtemelen Özge’nin yaratmak istediği rock kimliğine de oldukça uygundu. Ait olduğunu hissettiği şeyi yapıyordu ve bizde onun ait olduğuna inandığımız şeylere gerçekten inanıp, seviyorduk. İlk albümde Özge neredeyse bütün şarkılarda Cenk Eroğlu ile birlikte söz yazarı ve besteci olarak bulunuyordu. “Kilitler” Özge Fışkın ve Cenk Eroğlu işbirliğinin mükemmel eseri olarak kulaklarımızdaydı. Yeni albümü kaydettiğini duyduğumuzda kuşkusuz Özge yine Cenk Eroğlu ile çalışacak, kemik kitlesi haline getirebileceğine inandığım insanlardan vazgeçmeyecektir diye düşünmüştüm. Ama “Bir Avuç Fotoğraf”ın prodüktörlüğünü Demir Demirkan’ın üstlendiğini duyduğumda oldukça şaşırdım. Ancak Demir’le Özge’nin beraber kotardıkları “Doya Doya” şarkısı bana iyi bir albüm geleceğini söylüyordu. Ya da ben öyle inanmak istiyordum…

Nihayetinde albüm elime geçtiğinde tam anlamı ile bir fikir sahibi olabildim. Albüm öncelikle o kadar uzun bir aradan sonra oluşan beklentiyi karşılayamayacak sayıda şarkı ile önümüzdeydi. Albüm dokuz şarkıdan oluşmakta. Bir şarkıda cover. Bunu dert etmeyip albümü dinlemeye başladığımda beni ilk olarak Pinhani grubundan tanıdığımız Sinan Kaynakçı’nın sözlerini yazdığı “Aşk Bir numara Büyük” adlı şarkı karşıladı. Şarkı mükemmel altyapısı ile kulak kamaştırıyor olsa da, bir şeyler eksik kalmış hissi uyandırıyor. Ve Sinan Kaynakçı’nın kendi albümleri için yazdığı şarkılar ya da Sertab Erener’e verdiği şarkı yanında çokta vasat kalıyor. Demir Demirkan bestesi de cabası. Ardından ise Özge’nin yetkin yorumunu gösteren ancak yine içerik ve ifade yönünden oldukça eksik “Söyle” şarkısı yerini alıyor. Tam moral bozulmuşken ve albüm değerini yitirirken albümün baş tacı şarkılarından olabileceğine inandığım muhteşem şarkı çalmaya başlıyor. “Kıymetini Bilmediyse”. Bu duygu dolu ve Özge dolu şarkı geçer geçmez, albüme ismini veren “Bir Avuç Fotoğraf” çalıyor. Albüme isim veren şarkılar hep büyük beklenti oluştururlar ve o ilk intibada albümü özetlemesi ve çarpıp geçmesi beklenendir. Fakat şarkı çalarken bunun yanına yaklaşamayacağını fark ediyorsunuz. Sanki Özge’ye ait değilmiş gibi geliyor. Sanki böyle söylenmemeli, bir değişik olmalı gibi. Yalnız şarkı olarak kötü değil elbette. Fena şarkıda değil aslında. Özge’de çok güzel okumuş ama bazen bir şeyi dinler, izler, okurken bir şey eksik dersiniz ya o hissiyatı geçiriyor insana. Özge’nin sahnede ki bitmez bilmez enerjisini albümde görememenin burukluğu yaşanıyor. Sonrasında ise Yeni Türkü’den yıllardır dinlediğimiz “Yağmurun Elleri” Özge ile yeniden hayat buluyor. Neden bu şarkı diye soruyor insan, ister istemez. Şarkı Özge ile yeniden şekillenmemiş, sadece çok güzel bir şekilde yorumlanmış oluyor çünkü. Hâlbuki Üç Hürel’in tribüte albümünde Özge’nin okumuş olduğu “Gece” öyle miydi? Bize bambaşka bir şarkı ve çok daha yoğun bir hissiyat vermiş ve gitmişti. İnsan en azından böyle bir beklentinin karşılanmasını bekliyor. Ardından “Boşverdim” onun sonrasında da “Ayna” geliyor. Bu şarkılarla albümün temposu değişmiyor ve albüme tam anlamı ile uygun şarkılar dinlenilmiş oluyor. Sonrası ise albümün en iyi iki şarkısı geliyor. “Leyla ile Mecnun” ve “Zaman”. Bu şarkıları dinlerken ilk albümden aşina olduğumuz Özge Fışkın’ı dinliyormuş hissiyatına kapılıyoruz. Bu iki şarkının Özge’ye ait olması ise tesadüf müdür bilemem. Ama bir şey anlatan, bunu da en samimi haliyle yapan küçük kadın bir anda yerini alıyor. Ve albümde karışık hisler bırakarak hemencecik bitiyor.

Bu albümde Demir’in prodüktörlüğünün yanında vokal koçu olarak ise Sertab Erener dahil olmuş. Dinlerken bunu çok düşündüm. Sertab Erener Türkiye’nin kuşkusuz en büyük şarkıcılarından biri. O ve Şebnem Ferah gibi Türkiye’de çok az müzisyen şarkıcı bulunmakta. Ancak Özge’de yılların tecrübesi ile ilk albümde kendini harbi gösteren bir vokalle bizimle olmuştu. Sanki pek ihtiyacı yoktu. Aralarında ki ilişki nasıl gelişti, neden böyle bir iş yaptılar bilmiyorum ama Özge tek başına çok daha iyi olabilirmiş izlenimi yarattılar “Bir Avuç Fotoğraf”ta.

Her neyse, tüm bunlar bir kenara bırakılacak olursak elimizde yeni bir Özge Fışkın albümü var. Biraz daha durulmuş ve biraz daha ketum bir Özge Fışkın. Ve sesine o kadar hasret kalmışım ki, albüm elimden düşmeden dinliyorum. Bütün şarkıları yavaş yavaş sırf Özge söylediği için seviyorum, benimsiyorum. Ha Kıymetini Bilmediyse, Leyla ile Mecnun, Ayna ve Zaman’ı da ayrıca baş tacı edip, ilk albümü açmamak için direniyorum. Her şeye rağmen geri döndüğü için mutlu, bir sonraki albüm içinse daha bir umutluyum… O söylesin, kendini anlatsın da, gerisi bir avuç fotoğraftan ibaret …

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder